PATTAYA – SEKİZ GECE; MART 2017

Pattaya Gece Hayatı

Değerli Asya Rehberi takipçileri, daha önce bu sitede geçen yılın temmuz ve kasım aylarında yaptığım Pattaya gezi yazılarını paylaşmıştım, şimdi ise müsaadenizle mart ayı sonunda yaptığım gezide yaşadığım maceralarımı anlatmak istiyorum.

Biletimi Qatar Airways’in ocak ayı başında yaptığı kampanyadan 1524 TL’ye aktarmalı olarak aldım. Otelimi ise Agoda’dan ayarladım, LK Renaissance Hotel, Soi Diana’da, sekiz gece için 1470 TL ödedim. Bir önceki gelişimde LK Metro’daki bir otelde kalmıştım, o bölgeyi çok sevdiğim için, (Soi Diana – LK Metro – Soi Buakhao) bu seferde aynı yerden otel tutayım dedim. Otelden genel olarak memnun kaldım, sonraki gelişlerimde de kalabilirim, herkese de tavsiye ediyorum.

Seyahat tarihi yaklaştıkça, Facebook’tan falan Pattaya ile ilgili gelişmeleri takip etmeye başlamıştım. Açıkçası duyduğum bazı haberler beni biraz endişelendirmişti; Özellikle Soi 6’daki bazı mekanların polisler tarafından basılması, (videolarda bizim Aksaray ve Laleli’deki otel baskınlarını aratmayan görüntüler vardı 🙂 ) sanırım oranın turizm bakanının Pattaya’nın dünyanın seks başkenti imajını değiştireceğiz tarzındaki açıklamaları vs. Ne oluyoruz yahu bi Pattaya’mız var, o da mı elden gidiyor falan diyordum. Pattaya’ya gittikten sonra ise tüm bu endişelerimin yersiz olduğunu gördüm, ayrıntısına aşağıda değineceğim 🙂

Sayılı gün çabuk geçer hesabı, seyahat tarihi geldi çattı, bir elimde küçük bir bavul, diğer elimde de bir kilo fıstıklı baklava ile Cuma günü öğleden sonra işten çıkıp, Sabiha Gökçen’in yolunu tuttum. Her iki uçuşta sıkıntısız geçti, ertesi gün öğlen saatlerinde Bangkok’taydım. Zamandan kazanmak için daha önce internetten bir taksi ayarlamıştım, bin bahta, gayet güzel, cip şeklinde bir araçla Pattaya’ya doğru yola çıktık, ancak yoğun trafik nedeniyle otele ancak 2,5 saatte ulaşabildik. Otele eşyalarımı bıraktıktan sonra dışarı çıktım, kıyafetlerimi ütüye verdim, yemek yedim, marketten biraz alışveriş yaptım falan, daha sonra da tekrar otele dönüp birkaç saat uyudum. Akşam olmuştu, duş alıp dışarı çıktım, Pattaya’daki ilk gecem başlamıştı.

Daha önceki iki gelişimde de takıldığım, buradayken de ara sıra Line üzerinden mesajlaştığım May adlı bir kız vardı, Pattaya’ya geleceğimi biliyordu, akşam bana mesaj attı, neredesin, seni özledim falan diye. Bense açıkçası ilk gece yeni bir kızı denemek istiyordum, o yüzden onun çalıştığı kulübe gitmedim. Otelime yakın olduğu için LK Metro’daki go go kulüpleriyle açılışı yaptım, sırasıyla Paradise, Gold, Ninja ve Showgirls’de epey eğlendim. Saat neredeyse gece üçe geliyordu, artık vakti gelmişti, en son gittiğim Showgirls’ten bir kız aldım, üçbin baht long time için, altıyüz bahtta barfine ödedim. Ortalama güzellikte, ancak kıpır kıpır çok neşeli bir kızdı, yatakta da tam bir geyşaydı. Beni küvette kendi elleriyle özene bezene yıkadı falan, çok güzel bir geceydi.

Ertesi sabah kızı gönderdim, duş alıp kahvaltı yapmak için dışarı çıktım. Bir önceki gelişimde keşfettiğim Lee’s Diner adlı restorana gittim, o da Soi Diana’da, otelin hemen yanında yer alıyor, her zamanki gibi İngiliz kahvaltısı söyledim. (Burada etsiz, yumurta, patates ve fasulye şeklinde çıkıyor) Lezzet olarak aynıydı, ancak fiyatını 119 bahttan 149 bahta çıkarmışlar. Diğer yemeklerinde fiyatları artmış, ayrıca orada çalışan ufak-tefek, yaşlıca, çok sevimli bir bayan garson vardı, o da ayrılmış maalesef 🙂 Yani Lee’s Diner beni biraz hayal kırıklığına uğrattı, ama gezimin kalan kısmında yine de birkaç sefer daha orada yemek yedim tabii.

İkinci gece için May’ı aradım. Kulübe hiç gitme, direk otele gel dedim. Akşam oldu, duş aldım falan, odamda heyecan içinde bekliyordum. Son görüşmemizin üzerinden neredeyse dört ay geçmişti. Kapı çalındı, açtım, karşımdaydı, güzel göğüslerini cömertçe sergileyen, derin dekolteli, dar bir bluzun altına, el kadar, kısacık bir kot etek giymişti. İnanılmaz güzel ve seksiydi. Onu gerçekten çok özlemiştim. Uzunca bir süre sarılıp öpüştük. Neyse daha fazla ayrıntıya girmiyorum 🙂 Bir süre odada kaldıktan sonra dışarı çıktık, yemek yedik, Walking Street’e gidip biraz eğlendik, sonra tekrar otele dönüp geceyi birlikte geçirdik. Böylece Pattaya’daki ikinci gecemde mutlu mesut bir şekilde sona ermiş oldu.

Ertesi sabah May’ı gönderdim. Akşam tekrar buluşmak üzere sözleştik tabii, daha hevesimi alamamıştım ondan, gündüz orada burada takıldım. Soi 6’yı merak ediyordum, baskınların en önemli merkezi orasıydı, yani barlar kapatılmamıştı ancak üst katlardaki short time odalarının kapatıldığını duymuştum. Neyse gittim oraya, rastgele bir bara girip oturdum, saniyesinde bir hatun yanıma geldi tabii, biraz muhabbetten sonra da hemen yukarı çıkalım mı dedi. Bende şaşırdım, short time odaları kapalı değil mi dedim, yoo açık, sorun yok diye cevap verdi bana. Tam o anda, elemanın biri, gözümün önünde bir yavruyla aşk odasının yolunu tutmuştu bile.

Ben tabii hatunla yukarı çıkmadım, çünkü geceyi May ile geçirecektim, cephaneyi idareli kullanmam gerekiyordu 🙂 Akşam May ile buluştuk, yine çok güzel ve seksiydi, onunla da bu konuları konuştuk. Söylediğine göre oranın başbakanı, BBC’de Pattaya ile ilgili olarak yayınlanan bir belgesele çok kızmış, o yüzden bu baskınlar yapılmış. Ancak şimdi her şey normale dönmüş. Yukarıda Soi 6’daki durumu anlatmıştım. Beach Road falan da aynıydı, bir sürü hatun yine eskisi gibi yol boyunca bekliyordu.

May ile her zamanki gibi Walking Street’te eğlendikten sonra otele döndük ve geceyi yine birlikte geçirdik. Üçüncü gece de böylece bitmiş oldu. Ertesi gün Khao Kheow hayvanat bahçesine gidecektik, o yüzden biraz erken kalktık. May arabasını almak için evine gitti, oğluyla birlikte geri döndü (altı-yedi yaşlarında, çok tatlı bir oğlu var) üçümüz birlikte hayvanat bahçesine gittik. Çok güzel bir gün geçirdim, May’in oğluyla da tanışmış oldum böylece, hem çok sevimli, hem de çok uslu, terbiyeli bir çocuktu. Hayvanat bahçesine gelince, eğer kaplan ve timsah fotoğrafı çektirmek istiyorsanız burayı değil de, The Million Years Stone Park’ı tavsiye ediyorum. Burası daha bir klasik hayvanat bahçesi tarzında, ayrıca Pattaya’ya epey uzak, çok da büyük, araba olmadan gezmek bayağı zor olur.
May akşam için de beni yokladı, ancak iki gündür onunla takılıyordum, değişiklik yapmanın zamanı gelmişti 🙂 Bende bir bahane uydurup onu ektim, akşam Walking Street’te birkaç go go bara girip çıktıktan sonra, Infinity’den tabiri caizse kafam kadar göğüsleri olan bir hatunu alıp otele götürdüm. Çok ateşli, çılgın bir hatundu, neyse ki short time almıştım, (üç bin baht + bin beş yüz baht barfine) long time almış olsaydım haşatımı çıkarırdı 🙂 Dördüncü gece de böyle geçti.

Ertesi akşam yine May aradı, aslında o geceyi de başka bir kızla geçirmeyi planlıyordum, ancak arayınca hatunu çok canım çekti, bende tamam dedim, The Stones House’da buluştuk. Ayrıca May’in o gece için bana bir sürprizi vardı, çalıştığı kulüpten bir arkadaşının da bize katılmak istediğini söyledi, barfine’ını falan öder misin dedi, bende olur dedim, kız da gece yarısından sonra kulüpten çıkıp geldi. Üçümüz birlikte epey eğlendik 🙂 Beşinci gece de böyle geçti.

Sonraki akşam yine May’ı ekip Walking Street’e gittim. Nereye takılsam diye düşünürken, Skyfall’ı gördüm, buradan başlayayım dedim, içeri girip oturdum, her zamanki gibi bir şişe Heineken söyledim. Biramı yudumlayıp, etrafa bakınırken de geçen yılın temmuz ayında, Pattaya’ya ilk gelişimde bir kez dışarı çıkardığım, Nong adlı hatunu gördüm. Bu kızla enteresan bir hikayem var, müsaadenizle anlatayım 🙂 Onunla May ile tanışmamdan bir gece önce tanışmıştım. O gece onu long time olarak çıkarmak istemiştim, fakat üniversitede okuduğunu ve ertesi sabah sınava gireceğini söyleyip, ancak short time gelebileceğini söylemişti. Kabul ettim, otelime gittik falan, neyse ayrılırken, yarın gece müsaitim, gece yarısına yakın kulübe gelip beni long time çıkar, bir parti var, ona gideriz demişti. Bende işte ertesi akşam Walking Street’te dolanırken, sırf vakit geçirmek için May’in çalıştığı kulübe girmiştim. Orada May ile tanışınca da bu kızı ekip, May’i o gece long time çıkarmıştım. O gezimde daha sonra bir daha Skyfall’a gidemedim, sonraki gelişimde gittim, fakat kızı bulamadım, telefonunu falan da almamıştım, o yüzden de hatundan umudumu kesmiştim. İşte o gece onu orada görmek büyük bir sürpriz oldu benim için.

Ben hemen kızı masama davet ettim. Önce beni tanıyamadı, sonra otelimi falan söyleyince her şeyi hatırladı. Bu arada hatunun yarı Çinli yarı Tay olduğunu, o yüzden klasik Pattaya kızlarından farklı olarak, uzun boylu, beyaz tenli, manken gibi bir kız olduğunu belirtmek istiyorum 🙂 May daha ufak, daha esmer mesela. (Tadından yenmez, o ayrı konu tabii 🙂 ) Neyse bunu dışarı çıkardım long time olarak, (beş bin baht + bin beş yüz baht barfine) hatunun bir de kız kardeşi varmış, o da Pheromone’da çalışıyormuş, istersen ona da bakalım, sonra belki onu da çıkarırsın dedi. Bende içimden ulan bundan bir tane daha mı varmış, yaşadık valla dedim, kıza hemen gidip bakalım dedim ama maalesef hatunu kulüpte bulamadık, muhtemelen bir müşteriyle gitmişti. Bizde bir bara girip biraz eğlendikten sonra otele geçtik, hatun bana inanılmaz bir gece yaşattı. Tıpkı ilk geceki kız gibi beni elleriyle yıkadı falan, tabi muamele sadece bundan ibaret değil 🙂 Ben hatunun hizmetinden o kadar memnun kalmıştım ki, ayrılırken 500 bahtta bahşiş verdim. Bu sefer telefonunu falan tüm bilgilerini aldım, bir dahaki gelişimde (bir dahaki tatilim inşallah 17 gecelik olacak 🙂 ) daha çok takılmayı düşünüyorum bu kızla.

Böylece altıncı gece bitti, ancak bende bittim, söylemesi ayıp artık kıpırdamıyordu bile, tabiri caizse hadımlı gibi dolaşıyordum Pattaya’da. O gün biraz alışveriş yaptım, yüz masajı falan yaptırdım, akşam oldu, ben de May’ı aradım. Sesi çok kötü geliyordu, hastaymış, kulübe de gidememiş, evde tek başına oturuyormuş. Bende istersen seni hastaneye götürebilirim dedim, tamam dedi, dışarıda buluşup Pattaya Memorial hastanesine gittik. Bayağı pahalı bir yer, aklınızda bulunsun, muayene ve ilaç tam bin altı yüz baht tuttu. Otele döndük, May çok bitkindi, yatağa girer girmez uyumaya başladı. Bende ne yapayım, Cuma akşamı, otel odasında bekleyecek halim yoktu. Dışarı çıktım, gece yarısına kadar Walking Street’te birkaç go go barına takıldım, gecenin kalan kısmını ise önce Lucifer, ardından da Insomnia’da eğlenerek geçirdim. Kız almadım tabii, yoğun ısrarlara rağmen 🙂 bu gece ara vermem gerekiyordu, yoksa sezon finali tehlikeye girecekti 🙂 Ha bu arada unutmadan söyleyeyim, sanırım Lucifer’a ladyboyları da alıyorlar, aklınızda bulunsun 🙂 Neyse saat beş gibi Insomnia’dan çıktım, önce Walking Street’in sonuna kadar, oradan da geri dönüp otele kadar yürüdüm. Beach Road’dan geçerken hava yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı. Mc Donalds’tan aldığım kahveyi içip, denizi seyrede seyrede yürürken, içimden ben bu şehri ne kadar çok seviyorum yahu dedim. Yarın gece maalesef veda etmem gerekiyordu, çok üzülüyordum, tek tesellim yakın zamanda tekrar dönecek olmamdı. Odama geldiğimde saat sabahın altısıydı, zili çaldım, bir süre sonra May uykulu gözlerle kapıyı açtı, sonra hemen yatağa geri döndü, bende yanına girdim, uyandığımda öğlen olmuştu. May daha önce kalkmıştı, dün akşama göre epey iyiydi, beraber dışarı çıkıp kahvaltı yaptık, biraz alışveriş falan, sonra tekrar otele döndük. Bir gece ara vermek bana iyi gelmişti, geceyi beklemeden May ile sezon finalini yaptım 🙂 Akşam oldu, ben May ile dışarı çıkıp eğlenmeyi düşünüyordum, fakat May çok yorgun olduğunu, evine gidip dinlenmek istediğini söyledi. Veda vakti gelmişti, gözyaşları sel oldu aktı yine 🙁

May gittikten sonra dışarı çıktım, sekizinci ve son gecemdi artık. Önce LK Metro’ya gittim, gece yarısına kadar Gold Clup’ta eğlendim. Hatunlarla tekila shot yaptık, çok fena kafa yaptı valla. Oradan Walking Street’e geçtim, önce Mandarin’e, ardından da Lucifer’a gittim, birazda oralarda eğlendim, saat dört gibi de otele döndüm. Uçağım 9.20’de kalkacaktı, eşyalarımı topladım, duş aldım, 5.30’da otelden çıktım, taksiyle havaalanına doğru giderken Pattaya daha yeni yeni uykuya dalıyordu..

Evet her güzel şey gibi, bu tatilde çabucak geçti gitti. Her gidişimde Pattaya’yı daha çok sevdiğimi, oraya daha çok bağlandığımı hissediyorum. Son iki tatilim iş durumum nedeniyle sekizer gecelikti, yani nispeten kısaydı, ancak bir dahaki inşallah bir aksilik olmazsa 17 gecelik olacak. O gezinin yazısında da tekrar buluşmak dileğiyle, selamlar herkese…

PATTAYA – SEKİZ GECE; MART 2017 adlı yazıyı yazan Sn. monoblaine34 üyemize tüm Asya Rehberi ekibi ve müdavimleri adına teşekkür ederiz.

About Asya Rehberi 16 Articles
Asya ülkelerini, kültürünü, tarihini, yemeklerini, gece hayatını seven takipçilerimiz tarafından gezi günlüklerinin paylaşıldığı kapsamlı bir portal olma yolunda ilerliyoruz.

Toplam 9 Yorum Var

  1. Sevgili Monoblaine34 ;
    Yine çok güzel bir yazı olmuş. Bir solukta okudum. Veda satırlarına geldiğinde sanki bende onu şu an yaşıyormuşcasına bir hisse kapıldım. Onca geçen güzel günün ardından bu güzel şehre veda her zaman çok zordur. Tarifi anlamsız duygulara kapılırsın yüreğine yumruk gibi birşeyler oturur. Bir parçanı orada bırakır geri dönersin.

  2. Üstadım çok teşekkür ediyorum, ne güzel ifade etmişsiniz, Pattaya’ya giden herkes yaşamıştır zaten bunu, onca güzellikleri ardında bırakıp geri dönmek insana o kadar zor geliyor ki, geldiğinize pişman oluyorsunuz neredeyse 🙂 Facebook’ta birisi şöyle yazmıştı; eğer bir kez Pattaya’ya giderseniz, ömrünüzün kalan kısmı oraya tekrar gitmek için çabalamakla geçer, aynen doğru valla 🙂

      • Merhaba, bence Walking Street’e yürüme mesafesinde otel tutmanız şart değil, ikinci caddeye yakın herhangi bir yerden otel tutarsanız, on bahta (1 TL) baht bus’larla, ki bunlar 24 saat çalışır, çok kısa sürede otelinize gidip gelebilirsiniz, Pattaya’da hiçbir kız da bunları kullanmayı sorun etmez. Size tavsiyem, booking ya da agoda’dan arama yaparken, bölge olarak merkez pattaya, pattaya plajı yolu ve kuzey pattaya seçeneklerini işaretleyin, sonra çıkan sonuçlardan konum puanına bakın, 8 ve üzeri ise kesinlikle baht bus rotasına yakın bir yerdedir o otel. Genel puanı 7,5 ve üzeri, (en az 200-300 değerlendirme olsun ama) konum puanı da 8 ve üzeri olan her oteli tutabilirsiniz bence, tabii bu üç bölgede yer alması şartıyla.
        İllaki isim vermemi isterseniz, benim kaldığım LK Renaissance (şimdi adı LK Residence olmuş) ve Travelodge Pattaya, ayrıca LK Metropol, Maytara, bütçeniz yüksekse LK the Empress, daha ekonomik olarak the Scenery City, April Suites, Sabai Inn, Sunshine Hip vs diyebilirim ama dediğim gibi yukarıdaki kriterlere uyan her oteli tutabilirsiniz.
        Misafir getirme konusunda benim şimdiye kadar kaldığım otellerin hiçbiri bunu sorun etmedi, uzak bölgelerdeki daha çok ailelere hitap eden oteller dışında Pattaya’da hiçbir otelin sıkıntı çıkaracağını da sanmıyorum, ama siz yine de emin olmak isterseniz, rezervasyon yapmadan önce otele mail atıp teyit alabilirsiniz bu konuda.

  3. Ya inanılır gibi değil kocaman site, haftada 3/5 makale yayınlanan aslan gibi sitenin geldiği duruma bak.. valla ben şahsım adına çok üzülüyorum.. bişeyler yapsakta canlandırabilsek keşke..

  4. arkadaşlar eylul 20 gibi taylanda gitmek istiyorum fakat kafama takılan bir kac soru var.
    20 gün ulkede kalmak için ülkeye girişte mi ödüyoruz parayı havaalından girerken pasaport kontrolunde felan işte nasıl oluyorsa 🙂
    2. sorum otel rezervasyonu zorunlumu girişte sıkıntı cıkarırlarmı
    3. sorum da 20 gün için ortalama 4 bin tl yetermi alkol yok karı kız eh işte şeytana kalmış 😀

    • Kerem Merhaba ;

      1 – Ne parasından bahsediyorsun ? Anlayamadım
      2 – Otel rezervasyonu gerekir. Özellikle Bangkok’taki patlamadan sonra girişte çok daha fazla sorgualr hale geldiler. Özellikel ülkeye ilk giriş yapacak insanlar için yanınızda dönüş uçak biletinin çıktısı ve otel rezervasyonu çıktısını bulundurmalısınız
      3 – Dediğiniz şeyler yoksa bu para size rahatlıkla yeterli olacaktır

      • Merhaba Kerem, üstadımın da belirttiği gibi ülkeye girişte herhangi bir vize ücreti ödenmiyor, genelde bir aylık vize verdikleri için de 20 gün kalman da herhangi bir sıkıntı olmaz. Yalnız son zamanlarda bazı sitelerde okuduğum kadarıyla girişte bazı kişilerden belli bir miktar nakit para göstermeleri isteniyormuş ama sanırım herkes için değilde, biraz sıkıntılı tipler için yapılan bir uygulama, 2000 TL karşılığı dolar yeterliymiş sanırım.
        20 gün için 4000 normalde rahat yeter ama malum işlere girersen daha fazla paraya ihtiyacın olabilir. Bence en az 5000-6000 falan götürsen daha iyi olur. Tabi bütün parayı yanında götürmene gerek yok, her köşe başında ATM’ler var ve 20-25 lira gibi bir komisyon karşılığında istediğin kadar para çekebiliyorsun. Ben çok kullandım şimdiye kadar hiçbir sıkıntı çıkmadı.
        Selamlar

Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.


*